İnsanlar, duyularla ve akıl yürütme ile ulaşamadıkları bilgilere haber yoluyla ulaşırlar. Bu sebeple haber, insanoğlunun en önemli bilgi edinme yollarından biridir. Bu meyanda geçmişe ait bilgilerin sıhhatini tespitte onu nakledenlerin güvenilirlik ve ehliyetlerinin araştırılmasına öncelik verilmesi tabiidir ve bu aynı zamanda Allah Teâlâ’nın emridir.
Hz. Peygamber’in “söz, fiil, takrir/onay, hılkî/yaratılış ve hulkî/ahlâkî davranışları” diye tarif edilen hadislerin sıhhatini tespitte başlıca iki ölçü vardır. Bunlardan biri dış/senet tenkit, diğeri ise iç/metin tenkididir. Senet ve senetle ilgili gösterilen gayretler de rivayetin metnini doğru anlamaya ve ondan doğru sonuçlar çıkarmaya matuf olduğunu da unutmamak gerekir.
Bunun için de özellikle senedi doğru anlamak ve senedi meydana getiren unsurların en önemlisi olan hadis ricalinin incelenmesi gayesiyle müstakil hadis ricali kitapları yazılmıştır. Hadis ricali kitaplarında râviler başlıca adâlet ve zabt yönünden incelenmiştir. Bilindiği gibi adâlet râvinin dini hassasiyeti ile ilgili iken zabt; hafızasıyla ilgilidir. Aynı zamanda adâlet râvinin kendi elinde olan bir durum iken zabt ise böyle değildir. Bu nedenle râvide adâlet zabttan daha önemli görülmüştür.
Çalışmada râvide zorunlu bir şart olarak görülen adâlet kavramı ve Ehl-i Sünnet âlimlerince eleştiri dışında tutulan sahâbede adâlet konusu derinlemesine incelenmiştir. Sahâbenin adâletini incelerken genel olarak faziletinden bahseden ve eleştiren âyetler beraber değerlendirilmiştir. Yaptıkları bazı hatalar sebebiyle sahâbenin adâletini kaybettiğini iddia edenlere cevaplar verilmiştir.