Kur’an’da haccın değeri ve pratiği açısından önemli sayıda âyet-i kerîme bulunmaktadır. Hac gibi bazı konular ayrıntılı olarak ele alınırken, bazı konular ise Kur’an’da küllî kaideler şeklinde zikredilmektedir. Kur’ân’a göre en somut temelleri Hz. İbrâhim ile atılan ancak izleri Hz. Âdem’e kadar dayanan hac ibadeti, Hz. Muhammed (s.a.s.) ile evrensel bir boyut kazanarak, kıyamete kadar geçerliliğini koruyacak bir ibadete dönüşmüştür. Zorlu ve meşakkatli bir ibadet olan hac, tarihsel sürekliliği, insanın kendini anlama arayışı ve içsel dönüşüm sürecine katkısı ile çok yönlü bir manevi olgunlaşma yolculuğu niteliği taşımaktadır.

Kitlesel olarak belli bir mekânda ve zamanda yapılan en büyük ibadet hacdır. Zamana ve mekâna dair çok önemli tarihi arka plana sahip olan hac ibadeti, birçok farklı unsurdan oluşmaktadır. Hac ibadetinin içindeki her bir davranışın kendine ait yapısı ve zengin manaları vardır. Bu nedenle haccın özünden kaynaklanan bazı fiziksel ve psikolojik zorluklar, sembolik davranışların içindeki hikmetler ile zaman ve mekân vurgusu, Kur’an’da dikkat çeken hususlar arasında yer almaktadır.

Hac ibadetiyle ilgili müstakil ve nitelikli çalışmalara her dönemde ihtiyaç duyulmuştur. Kur’ân temelinde hazırlanan bu çalışmada kavram analizlerinin yanında tarihi süreç içerisindeki hac olgusu derinlemesine ele alınmış, ilgili âyetlerin nüzul süreçleri de dikkate alınarak hem ibadetin tedrici bir üslupta insan idrakine sunulma biçimi, hem anlam boyutu, hem de tarihsel arka planıyla beraber taşıdığı hikmetler ortaya konulmaya çalışılmıştır.

 

Toplam 0 Yorum

0

Ortalama Puan

Yorum yapabilmek için Üye Girişi yapmalısınız