İslam düşünce tarihinin en köklü ve sistematik ekollerinden biri olan Hanefî-Mâtürîdî gelenek, tarih boyunca Türk-İslam medeniyetinin fikrî, ahlakî ve hukukî zeminini teşkil etmiştir. Akıl ile nakli, hikmet ile adaleti, bireysel irade ile toplumsal maslahatı dengeleyen bu paradigma; sadece tarihsel bir miras değil, aynı zamanda günümüz dünyasının karmaşık meselelerine çözüm üretebilecek dinamik bir düşünce sistemidir.
Elinizdeki bu eser, 21. yüzyılın küresel meydan okumaları karşısında Türk Dünyası'nın ortak ideallerini yeniden inşa etme sürecinde bu paradigmanın sunduğu imkânları akademik bir titizlikle ele almaktadır. Kitapta yer alan çalışmalar; bilgi probleminden te'vil yöntemlerine Mâtürîdî düşüncenin rasyonel altyapısı, bu düşünce sisteminin birlikte yaşama kültürü, değerler eğitimi ve ahlakın inşasındaki rolü, Hanefî fıkıh düşüncesinin güncel hukukî sorunlara ve nevâzil ilmine katkıları, Türk Dünyası'nın birliği ve geleceği için Hanefî-Mâtürîdî kimliğin birleştirici gücü gibi hayatî konu başlıklarını disiplinlerarası bir perspektifle irdelemektedir.
Selçuk Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü tarafından desteklenen bu hacimli çalışma, İmam Mâtürîdî'nin "akıl ve hikmet" eksenli öğretisini, Semerkand'dan Konya'ya uzanan o kadim çizgiyi modern akademik bir dille yeniden yorumlamaktadır. Bu eser, sadece ilahiyat alanındaki araştırmacılar için değil, Türk Dünyası'nın entelektüel geleceğine dair kafa yoran tüm okurlar için bir yol haritası niteliğindedir.