Eğitim, sadece bilgiyi aktaran teknik bir süreç değil, insanı bütün yönleriyle inşa eden ahlaki bir yolculuk olmalıdır. Bu bakış açısından hareketle estetik eğitim de, bireylerin ahlaki seviyesini yükseltmek, duygusal inceliğini güçlendirmek, fiziksel ve ruhsal gelişimini desteklemek için temel bir araç olarak görülebilir. Çünkü estetik eğitim, kültürel gelişimin vazgeçilmez bir şartı olarak, güzelliği yalnızca göze değil, aynı zamanda vicdana da hitap edecek şekilde öğretmeyi amaçlar.
Bu kitap, estetik eğitimin yalnızca okullarda okutulması gereken bir müfredat dersinin konusu değil, aynı zamanda bir ahlak eğitimi yöntemi olduğunu savunan; güzelliğin salt bir beğeni meselesi değil estetik eğitim yoluyla kişisel ve toplumsal terbiyeyi şekillendiren bilinçli bir süreç hâline getirilmesi gerektiği fikrini temel alan bir düşünce yolculuğudur. Böylece estetik, lüks bir alan olmaktan çıkar, karakter inşasının ve değer eğitiminin etkin bir parçasına dönüşür.
Öğretmenlerden öğrencilere, ebeveynlerden yöneticilere kadar geniş bir muhatap kitlesine seslenen bu eser, sunduğu teorik derinlik ve pedagojik perspektif ile estetik eğitimin ahlaki gücünü görünür kılıyor. Çünkü güzel bir toplum, güzel insanlardan oluşur; erdemli davranışlara sahip güzel insanlar ise ancak güzel bir eğitim ile yetişir.